
Afişteki tanıma katılmıyorum. Efsanevi thrash metal grupları bellidir; Metallica (ilk dönem), Slayer, Megadeth, Anthrax, Exodus, Pantera ('90'lardan sonrası), Sepultura (Max Cavalera ayrılana kadar), Testament ve Overkill. Bunların dışındaki tüm thrash metal grupları en fazla “kült grup” olabilir. Artillery de öyle… Muhteşem gitar rifleri yazan bir gitaristleri olduğu (Michael Stützer) bir gerçek ama efsane olmak başka bir şey, biliyorsunuz. Uzun uzun açıklamaya çalışmaya gerek olduğunu sanmıyorum şimdi. Tabii maddi açıdan böylesine riskli bir konser yapmak için elini taşın altına sokan arkadaşların da “daha fazla insanın dikkatini çekebilmek” adına afişe o ibareyi koymuş olabilecekleri fikrine de kızamıyorum. Konsere gelirsek… Bu tarz grupların da nihayet Türkiye’ye gelmesi sevindirici. O sebeple organizasyondaki arkadaşlara bir teşekkür… “Bu tarz”dan kastım, kıyıda köşede kalmış ama çok iyi müzik yapan gruplar. Kemancı bu haliyle daha önce bir Napalm Death cümbüşü atlatmıştı, şimdi de Artillery… Beklediğimden daha kalabalıktı ortam. Ve buram buram old-school havası solunuyordu. Yani bu konserin görüntülerini kaydeden birileri olsa ve bu konserden hiç haberi olmayan bir thrash metal dinleyicisine izletseniz o kayıtları, ortamı Bay Area’da bir bar, yılı da 1982 olarak tahmin ederdi. Ki o ortamların hastası olduğumuzu,
Blue Jean’in Ağustos 2009 sayısında “Get Thrashed!” DVD’si vermemizden anlamış olmalısınız.
Sonuç itibariyle; biz bize, samimi, coşkulu ve temponun hiç düşmediği bir konser yaşadık. Artillery, hiçbir zaman sürekli dinlediğim gruplardan olmadı ama son albümleri bence yılın en iyi metal albümlerinden biri. Konserden çıkarken kafamda dönüp dolaşan fikir aşağı yukarı şu şekilde özetlenebilirdi; “thrash metal çok yaşa!”